Oğlunuz Er Yorgos Savaşırken Öldü
Savaşlar hep birkaç sayı ve birkaç kelimeden ibarettir zihnimizde. Tarihlerini, yerlerini, üzerlerine imzalanan antlaşmaları biliriz. Kimi zaman iki tarafın verdiği zaiyatın miktarı da anlatılır. Tabii soğuk ve yüzeysel bir şekilde ve ancak etkileyiciyse... Belki biraz kan ve top sesi de canlanır hayalimizde ama o kadar. Halbuki o kadar büyük bir olaydır ki en küçük savaş birileri için... Birilerinin yıllardır yaşadıkları hayatın sonudur. Aşkların, hayallerin, umutların, huzurun sonudur birileri için. Kitap Yayınevi’nden çıkan “Oğlunuz Er Yorgos Savaşırken Öldü” adlı kitap ölümleri sadece istatistik olabilen askerlerden bir tanesini bir sayı olmaktan çıkarıyor. Etiyle, kemiğiyle, umuduyla, özlemiyle yani tüm gerçekliğiyle dikiyor karşımıza Yorgos Magnis’i.
1973’te İstanbul’da terk edilmiş, eski bir Rum yetimhanesinde mavi bir kurdeleyle şefkatlice bağlanmış olarak bulunan kartpostal, resim ve mektuplar Yorgos Magnis’in hikayesini anlatıyor. Akilas Millas’ın 1983’te Yunanistan’da yayınladığı kitabı yakından tanıdığımız kuzeni Herkül Millas Türkçe’ye çevirmiş. Türkiye’de doğup büyüyen, eğitimini Türkiye’de bitiren, askerliğini Türkiye’de yapan ve hayatını Türk-Yunan dostluğuna adayan Herkül Millas, kitaba yazdığı önsözde Er Yorgos Magnis için şu ifadeleri kullanıyor: “Kusuru çoktu. Kahramanlığa ve Megali İdea’ya, yani vatan topraklarının genişletilmesi gereğine inanmıştı. Doğduğu kenti, İstanbul’u ‘vatan’ bellememiş, soyut Yunanlılık kavramına sarılmıştı, yani milli bir ideale. Çocuk yaşta ölmeyeceğine inanmış, kilisede bir mum yakınca Tanrı’nın koruması altında olacağını sanmıştı; mutluluğu aşkta, sporda, şiirde, parada değil, ‘sınırsız sınırlarda’ aramıştı.”
Herkül Millas’ın da söylediği gibi Türk okurlar için olay daha basit. Çünkü ölen bir “düşman eri”dir. İstanbul’da yaşayan Yorgos Magnis, Yunan ordusunun İzmir’e çıkarma yapmasıyla heyecanlanıp gönüllü olarak orduya katılan binlerce Yunanlıdan biridir. İzmir’de çarpışmaya başlayan Magnis sürekli ailesiyle iletişimdedir. Ordu ilerledikçe gittiği yerlerden ailesine kartpostallar ve fotoğraflar gönderir. Bir fotoğrafının arkasına “Giysilerim biraz buruşuk, ama bu sizi rahatsız etmesin. Ben iyiyim” yazan Magnis, ne kadar zor bir yaşamı olursa olsun ailesinden kimsenin doğum gününü, yortusunu hatta kardeşlerinin sınavlarını bile unutmaz. Balıkesir, Bandırma, Tekirdağ, Uşak, Manisa vilayetlerinde çarpışan Magnis, 12 Ağustos 1921 de Ankara’nın 70 kilometre güneyinde Tarla Bayır – Toydemir – Kızıl Tepe mevkiinde iki taraftan da çok zaiyat verilen bir çarpışmada ölür. Annesinin 14 Ağustos’ta kendisine yazdığı mektubu okuyamadan ve annesinin yapıp yolladığı kurabiyeleri yiyemeden ölen Magnis’in ölümünü ailesine silah arkadaşı bir mektupla bildirir. Kitabın sonlandığı bu mektup aynı zamanda yiten bir canı, bir ömrün bitişini de haber verir.
“Oğlunuz Er Yorgos Savaşırken Öldü” insanın algılamakta güçlük çektiği büyük bir gerçekliği acımasızca yüzüne vuruyor. Atalarımızın “düşmanlarını” nasıl asıp kestiğini ballandıra ballandıra anlatmadan ya da her uluslararası gerginlikte savaş çığlıkları atmadan önce mutlaka okumamız gereken bir eser...
M. Emin Boyacıoğlu
Sosyoloji
Yine özenilerek hazırlanmıÅ? bir yazını okudum. Stalin'in korkutucu bir lafı geldi aklıma okurken: "Birinin ölümü trajedidir, milyonların ölümü sadece bir istatistiktir." Sanırım bu tarz kitaplarla; duygusuz bir yaklaÅ?ımdan, matematiksel bir hesaplamadan öteye geçebiliyoruz.
Sevde DurmuÅ? - 16.03.2009
Fena sayılmaz bı kitap anlatımın kadarıyla fakat bunun yerıne bir Che belgeseli izlemek bu kitaptakinden bence çok daha fazla haz verir.Ortak nokta ideal biri kendi vatanı için diÄ?eri tüm insanlık için...
mehmet özcan - 16.03.2009
bir "ideal" in peÅ?inden koÅ?muÅ? bir gencin öyküsüymüÅ? kitap.
o ideallerin peÅ?inden koÅ?arak biz de yüzyıllarca insanların canına okuduk. o yüzden benim atamın yaptıÄ?ı katliamdan öteye gidemez bu rahmetli er yorgo.
senelerdir öldürdüklerimizle övünmüÅ?, aldıÄ?ımız topraklarla göÄ?sümüzü kabartmıÅ? bir milletin ferdi olarak, bu seferde bizim baÅ?ımıza gelmiÅ? olan bir haksızlıÄ?ın, bir katliamın zanlısı olan er yorgo'nun hayatını okumak beni hiç mi hiç enterese etmez. zaten bu yazdıklarımla kendi tarihimin ne kadar kanla bulanmıÅ? olduÄ?unun farkındayım.
o zaman dedemi kesmeye gelene bugün eyvallah diyemem. tıpkı oraya gidip onların dedelerini kesen atalarıma demeyeceÄ?im gibi.
er yorgo'ya buradan tek bir Å?ey söyleyebilirim:
ben mi dedim sana er yorgo, kalk yunan ilinden buraya gel öldür ve öl diye...
oÄ?uzhan kalmaz - 21.03.2009











