Gün ola, devran döne: Cahit ARF
Yeni dolaşıma çıkarılan 10 TL’lik kâğıt parada Prof. Cahit Arf’ın fotoğrafı ile formülünün yer alması beni yeniden 1970’lerin ODTÜ’süne götürdü.
O günleri kısaca anımsamakta yarar var. Her şey, 10 Ağustos 1976’da ODTÜ Mütevelli Heyeti başkanlığına, hükümet tarafından Aydınlar Ocağı Ankara Şubesi başkanı Prof. Ahmet Sonel’in atanmasıyla başladı. Aynı yıl 24 Aralık’ta Mütevelli Heyet’in rektör Prof. Ilgaz Alyanak’ı görevden alması öğretim üyeleri ile öğrencilerin yoğun tepkisiyle karşılaştı. Buna aldırmayan heyetin 14 Şubat 1977’de rektörlüğe Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Hasan Tan’ı ataması tepkilerin hızla artmasına yol açtı. Öğrenciler dersleri boykot etti. Öğretim üyeleri bölüm ve fakülte kurulları aracılığıyla tepkilerini dile getirirken, rektör yardımcıları, dekanlar ve bölüm başkanları birer birer istifa etmeye başladılar. Kısa sürede, birkaçı dışında, üniversitede yönetici kalmadı. Herkes Hasan Tan’ın görevden çekilmesini istiyordu. Üniversite Konseyi üyeleri de en yaşlı üye olan Prof. Cahit Arf’ın başkanlığında toplanarak rektörün ayrılmasını istediler. İşte “Hasan Tan ODTÜ’ye rektör olamaz!” sloganı bu ortamda ortaya atıldı ve öğrencileri, öğretim üyeleri ve çalışanlarıyla, bütün ODTÜ tarafından benimsendi.
O dönemde Cahit Hoca’nın önderliğinde Üniversite Konseyi ile ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneği, Hasan Tan yönetimine karşı mücadelede büyük rol oynadı. Bu da başta Mütevelli Heyeti olmak üzere bazı çevrelerin şiddetli tepkisine yol açtı. Örneğin, Mütevelli Heyet adına başkan Ahmet Sonel tarafından çeşitli üniversitelerdeki öğretim üyelerine gönderilen ve “Sayın Meslekdaşımız:” diye başlayan 29 Nisan 1977 tarihli mektupta doğrudan Cahit Arf hedef alınıyordu: “… [K]endisinden başka hiç kimse adına açıklamalarda bulunmaya yetkili olmayan öğretim üyelerinden Prof. Cahit Arf, ODTÜ rektörlüğüne Prof. Hasan Tan’ın atandığı gündenberi(sic), kanun ve nizamlar, akademik ve idarî teâmüller ve geleneklerle bağdaşması imkânsız garip bir tutum içine girmiş, Üniversite Konseyi adına ardı ardına müteaddit bildiriler yayınlamış, demeçler vermiş ve gerek Mütevelli Heyetimiz, gerek Üniversite Rektörü hakkında akıl almaz suçlamalar, hakaretler, iddia ve ithamlarda bulunmuştur. Olayların içyüzünü bilmeyenlerce ve kendisinin taşıdığı akademik ünvanın uyandırabileceği zehab ile Cahit Arf’ın iddia ve isnatlarında asgarî bir gerçeklik payı bulunabileceğini düşünecek sayın meslekdaşlarımıza, gerçeklerden hiç değilse bir kısmını genel çizgileriyle gösterebilmek için bu mektubu göndermek ihtiyacını duyuyoruz.”[i]
Mütevelli Heyet’in bu mektubunun bazı kişileri harekete geçirdiği anlaşılıyor. Bunun en iyi göstergesi o dönemde Cahit Hoca’ya gönderilen ilginç(!) mektuplar.[ii] Örneğin bunlardan birinde aynen şöyle deniliyordu:
Mektup


“Sayın Arf,
Devlet kesesinden herkese mektup gönderip halkı tahrik edeceğinize o sözde inandığınız davayı daha DÜRÜST ve NAMUSLU YOLLARDAN savunun. Herkesin sizin yalanlarınıza karnı doydu. Yenilgiyi kabul edin, mütevelli heyetinin size karşı kazandığı başarı inkar edilemez. Birtakım zavallılardan başka sacı- solcu hiç kimse davranışlarınızı tasvib etmiyor. Bilmiş olun! Bari yaşınızdan ve sıfatınızdan utanın.
Maalesef,
Bir öğretim üyesi’”
Gerçekten “maalesef”! Bu mektubun gönderildiği sırada 750 ODTÜ öğretim üyesi ve yardımcısı (toplamın yaklaşık % 95’i) imzalarıyla, Cahit Hoca’nın başkanlığındaki Üniversite Konseyi üyelerinin girişimlerini ve çabalarını desteklediklerini çoktan açıklamışlardı.
Mektup


Tahran’daki Miami Hotel logosunu taşıyan bir zarf içinde gönderilen mektup da “DÜRÜST BİR PROF.” İmzasını taşıyordu. Mektubun içerdiği mesaj da bir dürüstlük abidesiydi doğrusu(!):
“CAHİT BEY,
ANARŞİK MEKTUPLARLA VAKİT GEÇİRECEĞİNE ALDIĞIN PARAYA KARŞILIK HİZMETİNİ YAP.
DÜRÜST BİR PROF.”
Mektup

Bir başka mektup da benzer bir öğüt içeriyordu:
“Cahit Hoca,
Hem emeklilik, hem sözleşme maaşını almaya utanmadığın gibi, hizmet de yapmıyorsun. Senin solculuğun bu mu?
Sizden bir öğretim üyesi”
Mektup

Son olarak, o “münferit” antisemitizm vakalarından biri:
“Sayın Arf,
Siz mütevelli heyeti ile uğraşacağınıza Yahudiliğinize bakın.
Bir Doçent”
İşin ilginç yanı, bu mektupların hepsinin Ege Üniversitesi Postanesi’nden, üstelik hemen hemen aynı tarihte atılmış olmasıydı. Belki de, o Mütevelli Heyet üyeleri arasında Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nden Prof. Yusuf Vardar’ın da bulunmasının bu mektuplarla bir ilişkisi olabilir. Kim bilir?
Ve aradan uzun, uzun yıllar geçti. Siz şu kaderin garip cilvesine bakın ki, Cahit Hoca bugün o bildiğimiz gülümseyişiyle 10 TL’lik banknotlar üzerinde yer alıyor. Ya Hasan Tan? O nerede ve ne yapıyor? Öğrenmek için Google gibi bir arama motorunu kullanabilirsiniz. Ne var ki, şu tarihin işine akıl sır ermiyor: Bulacağınız web sayfalarının çoğu onun ODTÜ’ye rektör olamayışıyla ilgili!
[i] Altı sayfalık bu uzun mektubu ve Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Hüseyin Batuhan’ın ona yanıt olarak gönderdiği mektubu daha sonraki bir yazımda ele almayı planlıyorum.
[ii] Burada, yalnızca elimde bulunan dört mektuba değindim.
**** İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği yayın organı Baraka dergisinin Mart 2009 sayısında yayınlanmıştır.
Gürel Tüzün
Eski ODTÜ Öğretim Üyesi
Ã?ok anlamlı olmuÅ? sayın hocam, yazı için tüm yüreÄ?imle kutluyorum sizi.
Bugün düÅ?manları, üç kuruÅ?a sattıkları o benlikleri yarın bir hiç olurken, gerçeÄ?i ve yalnızca gerçeÄ?i herÅ?ey pahasına savunan devrimciler, demokratlar ve ilericiler, bugünkü gibi en karanlık zamanlarda bile aydınlık bir güneÅ? gibi kalıcılar.
Umuyorum ki gelecekte asıl hak ettikleri yere de bizler getireceÄ?iz onları!
Gün ola, devran döne!
Serhan - 22.03.2009
Ulusumuzun yetiÅ?tirdiÄ?i bu en önemli Matematikçi ve saygıyla andıÄ?ım, öÄ?rencisi ve bölüm arkadaÅ?ı olmaktan onur duyduÄ?um bu deÄ?erli insan için, geçmiÅ?te yazılan ve yapılanları ibretle okudum. Ancak, bugünlerde yaÅ?ananlara bakınca, kendisine karÅ?ı sergilenen bu davranıÅ?lara hiç de Å?aÅ?ırmadım.
Cahit Hoca bölümde hep Matematik konuÅ?tu, Matematik yaptı, SergilediÄ?i yaklaÅ?ımlarla, ODTÃ? Matematik Bölümü'ne ve ulusuna çok Å?ey kattı.
10TL artık küçük kaÄ?ıt para kolleksiyonumdadır ve çocuklarımla birlikte, para tedavülden kalksa ya da üzerindeki Å?ahsiyetler deÄ?iÅ?se de gelecek nesillere aktarılacak ve "Cahit Arf" hiç bir zaman unutulmayacaktır.
Ali Yazıcı - 24.03.2009
AKP hukumetini bu jestinden dolayi tebrik ediyorum. Yigidin hakkini vermek lazim...
aferin - 31.03.2009











