Yüksek Ökçeler
Topuklu rugan ayakkabıları üzerinde sütun gibi uzanan süt beyaz bacakları en az ayakkabıları kadar parlıyor. Bir cumartesi alışkanlığı olagelmiş, içkili gecesefası sonrası saatlerini geçirdiği “pub”da kanına karışan alkolden ötürü yürüyüşündeki dengeyi yitiren genç kadın, sırma sarısı saçlarını omzuna döküp “hanım kızlar”a yakışmayacak bir saatte evinin yolunu tutuyor. Ben ki yıllarımı geçirdiğim Ankara’da soğuğa karşı bağışıklık kazandığını düşünen bir akıllı; üzerimdeki kaban ve boynumdaki atkıya rağmen tir tir titriyorken ayazında kış akşamının, Londralı bu genç kadın – ki yalnızca bir sureti daha binlercesinin – güzelliğini “utanmadan” sergilemek uğruna üşümeyi göze alan bir yarım akıllı! Gecenin sessizliğine tecavüz ediyor kahkahaları.
Tık tık tık tık… Yüksek ökçeler…
Elini daha bir sıkı tutuyorum yanımdaki adamın. Zira annemin karşısına geçip taklit eder gibi ruhundaki her bir kaygıyı, büyüdükçe korkusu siniyor hareketlerime benim de, tekinsiz zamanlarda yalnız başıma dışarıya çıkmanın. Bir korku ki Doğu’da kök salıp Batı’da ele geçiriyor beni sonunda. Belki de bu yüzden bir çocuğun çevresinde gördüğü her yeni olguya şaşırdığı gibi şaşırıyorum içine girdiğim bu farklı dünyada. Çıplak ve çığırtkan cesaretleriyle gecenin koynuna sokuluveren bu kadınlar cilveli bakışlar fırlatırlarken yanlarından yürüyüp geçen adamlara, o adamların bakışları şımartıcı, biraz da davetkâr; gizli bir flört yaşanıp sonlandırılıyor bir anda.
Benim şaşkın bakışlarım, sessiz… Gece kadar sessiz… Ne var ki bu sessizlik bir iç dinginlikten değil, dinginliğin yırtılabilme olasılığının verdiği derin bir korkudan kaynaklanıyor. Ben yılların içime kök saldığı bu korkuyla sinivermişken yanında sevdiğim adamın; o kadınlar -ki kadın olduklarını vurgulayan kostümleri içinde adeta çocukluğumdaki “Barbi” bebekleri andırıyorlar- geceye bir kez daha tecavüz ediyorlar kahkahalarıyla.
O gün günlüğüme yazdığım bir nottan alıntıdır: “Kadınlar ırza geçmeden de tecavüz edebilirler. Bedenleri değil belki ama öyle kuvvetlidir sesleri!”
Bu şehrin kadınları… Yüksek ökçeleri üzerinde bas bas bağırıyorlar. Yağmurda, çamurda, aydınlıkta, karanlıkta… Karanlıkta, en çok da karanlıkta… Aydınlıktan aldıkları güçle bağırıyorlar karanlıkta!
Puslu Londra sokaklarında, yüzünü bin bir nazla gösteren güneş saklambaç oynarken şehirle gri sokaklarda, rengârenk yüksek ökçeler, sarısı, mavisi, yeşili, kırmızısı, hiç dinmiyor sesleri. Güneşin kavurduğu doğusundaysa kalbimin, hayatın her rengine lâyık gencecik kızlar, kadınlar düztabanlı iskarpinleri içinde olabildiğince sessiz yürümeye çalışıyorlar. Hayata damga vurur gibi değil de, hayatın içine sinip karışır gibi. Sesi cılız adsızlar ordusu gibi. Susturulan kadınlar… Çünkü bir çıt çıksa, bir çığlık, gece bölünüyor kanla; aydınlık yırtılıyor.
Değil mi ki meraklı bir kedi kadın ruhum, soruyor bana:
Kaç rekât namaz aklar sonra akıtılan o kanı? Daha mı azdır günahı, öldürmenin yüksek ökçeli kadınları?
ah çok güzel, kelimeler yetiyormuÅ? anlatmasını bilene...
k.j.b - 29.03.2009
inci,
böyle bir konu hakkında yazı yazmayı seçtiÄ?in için teÅ?ekkürler...
malesef türk kadınları olarak çevremizin etkisiyle çok fazla kadınlıÄ?ımızı ön plana çıkarmaktan kokuyoruz...hatta bazen kadınlıÄ?ını ön plana çıkaran kadınlarıda garipsediÄ?imiz oluyor...malesef...halbuki gerçekten istediÄ?ini giyebilicek,istediÄ?i zaman sokaklarda özgürce yürüyebilecek, bana neden bakıyorlar,kıyafetlerimde aÅ?ırıya kaçan birÅ?ey mi var kaygısı taÅ?ımadan dolaÅ?abilecek kadınlar olmalıyız...yıllardır bize öÄ?retilen bir bayanın yapması gereken veya giymesi gereken kalıplaÅ?mıÅ? kısıtlayıcı öÄ?retilerden kurtulup bizimde özgürlüÄ?ümüzü fark etmemiz gerek...belkide o zman toplumdaki kadın ve erkek herkesin kafasındaki tozlar kalkar ve kadınların özgürce kadınlıklarını fark etmeleri ve sokakta doyasıya bir kahkaha patlatmaları toplumdakilere normal gelmeye baÅ?lar.
buse Å?ınlak - 29.03.2009
Gündüz, güneÅ? varken senin içindeki "Venüs"ü kim görsün deÄ?il mi İnci?
Peki ya, gündüzleri öldürürsen, geceleri diÄ?er yıldızlardan daha parlak olmak dıÅ?ında ne özelliÄ?in kalır ki? Bence güneÅ?i öldürme. =)
Ogün TuzcuoÄ?lu - 30.03.2009
Ã?ok beÄ?endim. Klasik bir feminizm çıÄ?lıÄ?ı barındırsa da iki farklı topluma bakıÅ?ı, bizden olan kadının adamın koluna sıÄ?ınıÅ?ında mükemmel anlatmıÅ?ın idil tebrikler.
ipek - 30.03.2009
Yüksek ökçelere tapanlardanım fakat 'kaÅ?ar' diye adlandırılanlardanım.Ne diyeyim, yazına bayıldım!
ismimivermem - 30.03.2009











