Ankara’da deniz yok Ankara’da deniz yok! Ne de çok söyleniyor bu cümle. Ne zaman Ankara’dan bahsedilse, Ankara’yı biliyorum havasında hemen dile gelir bu cümle. Ne zaman Ankara’yı sevmemenin sebepleri konuşulsa, o nedenlerden biridir bu cümle. Sanki Ankara’nın bir ayıbıdır, Ankara’da denizin olmaması(!) Sanki Ankara’da denizin olmamasını Ankara istemiştir(!) Ama içinde deniz olmayan bir tek Ankara değil ki. Neden bu kadar üstüne geliniyor Ankara’nın? Neden bu kadar çok karşılaştırılıyor İstanbul’la? Ne yaptı Ankara Yahya Kemal’e? Nerdesin ey Ahmet Arif?
Hasretin nazlı değil, üzgün artık Ankara…
Ankara’da deniz yok! Gidemiyor Ankaralı deniz kenarına. Paylaşamıyor sıkıntılarını denizle. Toprak üstünde yapacak bir şey kalmadığı zaman, kendini atacak bir deniz yok. İçinde fırtınalar koptuğunda, halinden anlayacak kimsesi yok. Boğularak bu diyardan gitmek nedir bilmiyor Ankaralı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan askerlerin yolunu gözleyen denizkızları yok Ankara’da. Sezai Karakoç’un derdinden anlayan ihtiyar balıklar yok Ankara’da. Derdini içine gömüyor Ankaralı. Dertler yosun tutuyor yüreklerde. Yüreği yosun tutmuş, durgun, suskun, soğuk insanlar dolaşıyor Ankara sokaklarında.
Ankara’da deniz yok! Nereden hatırlıyorum bu sözü? Bir şair değildi bunu diyen, biliyorum. Deniz söylemişti bunu Musa’ya. Musa ve Deniz, çocukluklarından beri çok yakın iki arkadaş… İkisi de İstanbul’da üniversite öğrencisi. Musa sevdiği kız için Ankara’da bir üniversiteye geçmeye karar verir. Buna çok üzülen Deniz’in dudaklarından dökülür işte o cümle:
-Ama ağabey Ankara’da deniz yok!
Bu söz en çok şimdi anlamlı oldu belki de. Ankara’da olmayan deniz Ankara’ya en çok şimdi yakıştı belki de. Ankara belki de ilk defa kırılmadı bu söze. Belki de ilk defa hak verdi bunu söyleyene. O halde söyle ey Ankara! Şimdi sen konuş biraz da. Söyle, denizi mi istiyorsun yoksa Deniz’i mi? Bilirsin ikisinde de fırtınalar kopar. İkisinin de gözyaşlarına tuz karışmıştır. İkisinin de yüreğinde yosun tutmuş taşları kaldırırsan çukurlar oluşur. Etraf bulanır. O bulanıkta, birinde balıklar kaybolur, birinde duygular…
Ankara’da deniz yok! Bu sitem nihayet duyuldu ötelerden. Ve bir gün Deniz geldi Ankara’ya. Bir sonbahar günü koyu yeşil ayakkabılarıyla indi otobüsten. Uzun saçları yüreği gibi dalgalansın diye, rüzgârlı bir havayla karşıladı onu Ankara. Geride Deniz’siz bıraktıklarından başka herkes habersiz oldu gelişinden. Sonra Deniz’in serinliğine hasret martılar haber aldı gelişini. Kendisine çizilen sınırların ötesinde kanat çırpan Martı Jonathan gördü Deniz’i. Deniz’in sessizliğinde uçtu hep daha yükseğe. Hep daha fazlasını öğrenme ve bilme bilincine yol gösterdi Deniz ve Martı Jonathan.
Ankara’da deniz yok! Ama Deniz var Ankara’da. Deniz’e hasret martıların berraklığında beslendiği, hep daha fazlasını arzulayan Martı Jonathan’ların özlemini çektiği Deniz var Ankara’da.
Yazardan dipnot: “Yazının Deniz Gezmişle hiçbir bağlantısı yoktur. Yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek için bunu söyleme ihtiyacı duyuyorum.”
EEeeeee.. Ã?p de baÅ?ına koy o zaman ..Yazıya bak
safsata kovar - 31.03.2009
yazıda gayet güzel adam aÅ?kını dile getirmiÅ? güzel de yazmıÅ? eleman
serdal aslan - 04.04.2009
“Yazının Deniz GezmiÅ?le hiçbir baÄ?lantısı yoktur. YanlıÅ? anlaÅ?ılmalara sebebiyet vermemek için bunu söyleme ihtiyacı duyuyorum.”
bu açıklamadan dolayı yazarı tebrik eder, baÅ?arılarının devamını dilerim, 'allah' seni baÅ?ımızdan eksik etmesin çocum.
ezgi. - 05.04.2009
Uzun zaman olmuÅ?tu yazılarını okumayalı
Yazıyı okuyunca Ankara yı deniz olmadıÄ?ı için
tercih etmeyen biri
olarak bu davranıÅ?ımdan dolayı utandım:(
Senin de dediÄ?in gibi Ankara da denizin olmaması Ankara istememiÅ?ti...bunu artık aklımdan çıkarmayacaÄ?ım:):)
arzu aksoy - 10.04.2009
Ã?ok güzel bi yazı olmuÅ?.cümlelerdeki ahenk vede iÅ?lediÄ?in tema mükemmel.burdaki hiçbir niteliÄ?i olmayan bazı yazıların yanında hemen seçiliyo.tebrik ediyorum baÅ?arılarının devamını diliyorum.
gökhan öztürk - 11.04.2009
hiç bir anlamadım..
- 11.04.2009
Eline saÄ?lık kardeÅ?im, yazılarının devamını beklerim.
Deniz Kenan KILIÃ? - 12.04.2009
mükemmel olmuÅ? ya tebrikler Mevlüt.Yazılarının devamını bekliyorum.Has bir Ankaralı olarak çok önemli bir konuya deÄ?inmiÅ?sin:)
zeynep benli - 12.04.2009
çok güzel yazmıÅ?sın dostum helal olsun ellerine saÄ?lık. ben bile yazamazdım o kadar güzel:)) iyi edebiyat parçalamıÅ?sın...
mehmet Å?encan - 14.04.2009
(yorumlara yapılmıÅ? bir yorumdur)
insanlar farklılıklara neden hazmedemezler anlamıÅ? deÄ?ilim. yüreÄ?i aÅ?ktan çatlayacak gibi olmayan biri var mıdır onu da.
saplantı haline getirdiÄ?imiz fikirlerin kusursuzluÄ?u ancak aÅ?kla paramaparça olur ve aÅ?k insana Denizi sevdirir, ama bütün Denizleri.
çünkü bütün Denizler güneÅ?e aÅ?ıktır ve ona kavuÅ?mak için buhar olur yok olurlar ve sonra rahmet olarak dönerler biricik çocukları olan topraÄ?a.
ha gezmiÅ? olsun ha okumuÅ? eÄ?er aÅ?k yoksa ikiside Denizin içindeki ama denizden habersiz bir balık gibidirler.
utanma duygusuna gelince; o imandandır. iman ise aÅ?k dolu ve faÅ?izmin hoyrat kurallarının sökmediÄ?i kalplerde mesken tutar.
selam ile.........
ebubekir duran - 15.04.2009
yorumlara yapılmıÅ? yoruma bir yorumdur:)
farklılıkların hazmedilememesi gayet normaldir. postmodern bir dünyada yaÅ?amıyoruz. her ne kadar yorumlara yorumun kendi içinde yapısöküme uÄ?ramıÅ? gibi görünse de:)
ortada olan sadece güç iliÅ?kisidir. bu noktada birlikte yaÅ?ayabilmek için önemli olan da sadece hazımsızlıÄ?ın ifade ediliÅ? biçimine dikkat etmektir sanırsam.
kenan capik - 17.04.2009
İÅ?in gücün yok mu? BaÅ?ka konu bulamadın mı? İyi ki söyledin biz de bilmiyoduk Ankarada deniz olmadıÄ?ını.
Sana tavsiyem Deniz isminde bir kız arkadaÅ? bul. Sana ithafen yazdım de. Kızlar böyle Å?eylere bayılır.
Bİ daha yazı yazmazsan sevinirim. Yazılarının devamının gelmemesi dileÄ?iyle. :))
Nesrin UÄ?urlu - 20.04.2009
mewlüt seni öncelikle medeni cesaretinden dolayı tebrik etmek lazım.çünkü bu yazıyı buraya koymak her yiÄ?idin harcı deÄ?ildir bence.yazın bence yazmaya yeni baÅ?lıyan biri için çok iyi. ama daha çok yolun war.
Aslında bende denize kıyısı olan bir Å?ehirden geldiÄ?im için denizin eksikliÄ?ini çok hissediyorum.o yüzden konu güzel ama verdiÄ?in örnekler iyi olmamıÅ? ve mantık hataları var mesela;kızlar deniz komutanlıÄ?ından çıkan kızlar subayları .. diye devam eden bölüm ; deniz kuvvetleri komutanlıÄ?ı ankarada dır ve denize kıyısı olan çoÄ?u yerden daha fazla subay vardır .bence bu örnek yeterlidir.böle iÅ?te mewlüt yorum istedin yaptım
yasir derda - 21.04.2009











